SEO (Arama Motoru Optimizasyonu)

SEO Nedir?

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu), daha fazla trafik elde etmek amacıyla, web sitelerinin organik arama sonuçlarında görünürlüğünü artırmak için yaptıkları pazarlama çalışmalarının bütünüdür.

SEO Nasıl Yapılır?

Google, Bing ve Yahoo gibi büyük arama motorları, bir kullanıcı arama yaptığında bu arama sorgusuna uygun düşen web sitelerinin bir listesini sunar. Sunulan bu listelere arama sonuçları denir. Bu arama sonuçlarında ücretli sonuçlar da listelenir ancak sonuçların büyük kısmı organik listelemelerden oluşur. Organik sonuçlar, arama motorlarının geliştirdikleri belirli algoritmalar yardımıyla kullanıcının sorgusuyla en alakalı sonuçların ücretsiz olarak listelenmesidir.

Organik listelerde en üst sıralarda yer almak SEO’nun bu kadar önemli olmasının temel nedenidir. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, organik sonuçlar, ücretli reklamlara kıyasla önemli oranda daha fazla trafik payına sahip. Bu nedenle denilebilir ki, işletmeniz organik listelerde bulunmuyorsa, tüketici pazarının büyük bir yüzdesini kaçırıyorsunuzdur.

Sonuç sayfasının üstlerinde yer almak, Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)’nun nihai hedefidir. İşletmeniz için kazanç sağlayabilecek anahtar kelimeler için gerçekten rekabet etmek üzere alakalı ve optimize edilmiş bir web sitesi oluşturabilmek için çok sayıda strateji ve teknik vardır.

Seo Çalışmasına Nereden Başlamalı?

Temel SEO için işe koyulmak zor değildir. Bunun için gerekli olan şey sadece biraz zaman ve sabırdır. Web siteleri genellikle rekabetçi anahtar kelimeler için bir gecede sıralamaya girmezler. Web siteniz için sağlam bir optimizasyon temeli oluşturmaya niyetliyseniz bunu başarmak için biraz zaman ayırmalısınız. Bu sayede başarıya ulaşabilir ve organik trafiğinizi artırabilirsiniz. Kestirmeden giden işletmeler kısa vadeli sonuçlar elde edebilir, ancak çoğunlukla uzun vadede başarısız olurlar ve bunu düzeltmeleri çok zordur.

Peki, web sitenizi optimize etme konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz? Önce arama motorlarının nasıl çalıştığını ve SEO için gereken çeşitli teknikleri anlamalısınız.

Gezinmeyi kolaylaştırmak için, sizi ilgilendiren bölümlere kolayca ulaşabilmeniz maksadıyla aşağıdaki bölümlerin her birini başlıklar halinde sıraladık.

Ücretsiz Teklif Formu

Site Rank Değerleri

Arama motorları, web sayfalarını, PDF’leri, görüntü dosyalarını vb. taramak, kataloglamak ve dizinlerine eklemek için web tarayıcıları veya botlar olarak da bilinen otomatik robotları kullanır. Buradan, her web sayfası ve dosya dizine eklenecek kadar benzersiz bir değer sunup sunmadığını belirleyen algoritma olarak isimlendirilen özel yazılımlar tarafından değerlendirilir.

Bu web sayfası ve dosya dizine eklenecek kadar değerli görülürse, algoritmaların belirlediği tespit edilen arama sonuçlarında görüntülenecek ve kullanıcının sorgusunun amacına uygun olarak listelenecektir. Bu, arama motorlarının başarısının temelinde yatan gerçektir. Bu listeler, bir kullanıcının sorgularına ne kadar iyi yanıt verirse, kullanıcının bunları gelecekte kullanması da o kadar olasıdır. Genelde, kullanıcı sayısının da açıkça gösterdiği gibi, Google’ın sürekli olarak geliştirdikleri çok karmaşık algoritmalar nedeniyle daha alakalı sonuçlar verdiği kabul edilir. Rekabet avantajlarını sürdürmek için Google’ın her yıl algoritması için 500-600 güncellemede bulunduğu düşünülmektedir.

Kullanıcıların amacı, arama motorlarının web sayfalarını sıralamada daha büyük bir rol oynamaktadır. Örneğin, bir kullanıcı “SEO şirketleri” için arama yapıyorsa, kullanıcı bir SEO şirketinin nasıl kurulacağı hakkında makaleler mi arıyor, yoksa hizmeti sağlayan SEO şirketlerinin bir listesini mi arıyordur? Böyle bir durumda, ikincisinin daha muhtemel olduğu düşünülecektir. Kullanıcının bir SEO işletmesi kurmak için küçük bir olasılık olmasına rağmen, Google (kullanıcı alışkanlıklarına ilişkin geniş verileriyle birlikte) büyük çoğunluğun şirketlerin listesini görmeyi beklediğini anlamaktadır. Bunların hepsi Google’ın algoritmasınca hesaplamaya dahil edilmiştir.

Arama Motorları Sıralama Faktörleri Nelerdir

Daha önce de belirtildiği gibi, bu algoritmalar oldukça karmaşıktır. Bu nedenle bu programların kullandığı algoritmalarla uygunluğu etkileyen sayısız etken vardır. Bütün bunlara ek olarak, Google ve diğer arama motorları, işletmelerin sistemle “oynamasını” ve sonuçları manipüle etmesini önlemek için çok çalışmaktadır.

Peki kaç tane sıralama faktörü vardır? 10 Mayıs 2006 tarihinde, Google çalışanı Matt Cutts Google’ın göz önünde bulundurduğu 200’den fazla arama sıralaması olduğunu açıkladı.Ardından, 2010 yılında Matt Cutts, 200’den fazla arama sıralaması faktörünün her birinin 50’ye kadar farklı varyasyonunun bulunduğunu da belirtti. Buradan bir hesaplamayla gerçek kriter sayısının 1000’in üzerinde olduğu düşünülebilir. Çok fazla kriter olmasına rağmen, tüm bu kriterlerin her birinin eşit miktarda ağırlık taşımadığı ortadadır.

Ulusal çapta rekabet edebilecek anahtar kelimeler için sıralama yapmak isteyen web siteleri için, en önemli uyarılar on page , off page ve ceza ile ilgili faktörlere bağlıdır. On page optimizasyon içerikle ilgilidir ve bir web sitesinin rekabetçi arama cümleleri için sıralama şansına sahip olması amacına yönelik olarak, içeriğin alakalı olması ve arama yapan kullanıcının sorgusuna uyumlu sonuç içermesi gerekir. Sayfa dışı faktörler, web sitesinin link popülaritesi ve otoriter harici kaynakların içeriğinizi nasıl bulduğuyla ilgilidir. Cezayla ilgili faktörlere gelince, Google’ın Web Yöneticisi Yönergelerini ihlal ettiğiniz anlaşılırsa, hiçbir şekilde rekabet etme şansınız kalmayacaktır.Yerel pazarlarında yer almak isteyen web siteleri için, Google My Business’ın eklenmesi, yerel listeler ve incelemeler dışındaki faktörler aşağı yukarı aynıdırlar. Google My Business ve alıntılamalar, işletmenin gerçek konumunu ve hizmet alanını doğrulamanıza yardımcı olur.

Site İçi SEO (On Page SEO) Optimizasyonu

Site içi SEO, web sitesine karşılık gelen bağlantılar ve diğer dış bağlantılarla ilgili olan site dışı SEO’nun aksine, HTML kodunun ve web sitesinin içeriğinin optimize edilmesi işlemidir.

Site içi SEO’sunun arkasında yatan amaç, arama motorlarının içeriğinizi bulabildiğinden ve web sayfalarındaki içeriğin hedeflemek istediğiniz alakalı anahtar kelimeler için sıralanacak şekilde optimize edildiğinden emin olmaktır. Bununla birlikte, işleri doğru şekilde yapmak zorundasınız. Her sayfanın kendine özgü bir teması olmalı ve bu optimizasyonu bir web sayfasına göre en uygun şekilde yapmalısınız. Anahtar kelimeler ürününüzün veya hizmetinizin temasıyla eşleşmiyorsa, yalnızca belirli bir anahtar kelime kümesi için farklı bir sayfa oluşturmanız gerekebilir.

İçeriği uygun bir şekilde oluştururken üst başlığı, açıklamayı ve alt başlıkları optimize ederseniz, son kullanıcı web sitenizde bulmayı bekledikleri içeriği bulduklarından çok daha iyi bir deneyime sahip olur. Başlık etiketindeki ve açıklamadaki içeriği yanlış tanıtırsanız, ziyaretçilerin beklediklerini bulamadıklarında dolayı web sitenizin hemen çıkma oranları da artacaktır.

HTML kodlaması, anahtar kelime araştırması ve içerik optimizasyonu dahil olmak üzere site içi optimizasyon ile ilgili ele alacağımız birkaç temel konu var. Bunlar, arama motorlarında daha üst sıralarda yer almak için dikkat edilmesi gereken ana öğelerdir.

Site İçi SEO Analizi Nedir?

Web siteniz sıralamada yükselmek konusuna zorluk çekiyorsa, işe bir SEO analizi ile başlamak isteyebilirsiniz. Web sitenizin eksikliklerini belirlemek için tam kapsamlı bir analize ihtiyacınız var. Bu sayede eksiklikleri giderebilir, hataları düzeltebilir ve sitenize daha sağlam bir altyapı sağlayabilirsiniz. Böyle bir denetim, web sitenizi hedefli anahtar kelimeleriniz için sıralamayı engelleyen, site iç ve dış alanlardaki aksaklıkların veya eksikliklerin belirlenmesine yardımcı olabilir.

Analiz sürecinin bu bölümünü çok daha verimli hale getirerek, temel teknik sorunları oldukça kolay bir şekilde tanımlamanıza yardımcı olabilecek SEO tarama araçları vardır. Bir denetim tipik olarak teknik bir analizle yetinmez. Bir web sitesinin sıralama yeteneğinde içeriği ve bağlantı profili de önemli bir rol oynar. Kaliteli içeriğe veya otoriter bağlantılara sahip değilseniz, oldukça rekabetçi arama sonuçlarında iyi bir sıralamaya sahip olmanız zor olacaktır.

Mobil Uyumlu (Responsive) Tasarımın Etkisi

Günümüzde, tüm arama sorgularının %60’ından fazlası mobil cihazlardan yapılmaktadır. Google, mümkün olan en iyi arama deneyimini sunmak için mobil kullanılabilirliklerini geliştiren web sitelerini daha tercih edilebilir görmektedir.

Daha iyi bir mobil uyumluluğa sahip olmak için yapılabilecek birkaç şey vardır. En yaygın yöntem, web yöneticilerinin, görüntülemekte olduğunuz tarayıcının boyutuna göre ayarlayacak duyarlı (responsive) tasarımlar oluşturmasıdır. Diğer yöntemde ise siteler görüntülenecek platforma göre sitenin her iki farklı versiyonuna da sahip olurlar ve sunucular cihazı tanıyarak ilgili tasarımı kullanıcıya sunarlar.

Mobil sayfaların yüklenme hızı da SEO açısından önemlidir. Google, Hızlandırılmış Mobil Sayfalar (AMP) adlı bir projeye destek vermeye başlamış ve bu çerçevede 2016 yılından itibaren AMP listelerini mobil arama sonuçlarına entegre etmeye başlamıştır.

Aramaların çoğunluğunun artık mobil tabanlı olduğundan, Google dizinlerini mobil öncelikli oluşturmaya başlamıştır. Bu, Google’ın birincil web sayfası dizini olmuş ve 2017’nin sonundan bu yana yavaş yavaş yayılmaya devam etmektedir. Siteniz mobil uyumlu değilse endişelenmeniz gerekiyor mu? Belki kısa vadede gerekmiyor olabilir, ancak gelecek aylarda bu sorunun cevabı net olarak evet olacaktır. İyi bir mobil deneyim sunan web siteleri, arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer almaya başlayacaklar.

Yapılandırılmış Veriler (Rich Snippets) Nedir?

Yapılandırılmış veriler, arama motorlarının web sitenizi daha iyi anlamasına yardımcı olacak verilerdir. Bu, bilgilerin HTML işaretlemesini standartlaştırmak için Schema.org; Google, Bing, Yandex ve Yahoo iş birliğiyle oluşturulmuştur.

Yapılandırılmış verilerin arama sıralamanızı iyileştirebileceğine dair kesin bir kanıt bulunmamakla birlikte, tıklama oranınızı artırabilmeniz için listelerinizi daha iyi hale getirmenize yardımcı olabilir. Tıklanmaların oranı, yaygın olarak bir sıralama faktörü olarak kabul edilen bir unsurdur.

Aşağıdakiler, yapılandırılmış verilerin bir sonucu olarak bazı gelişmiş listeleme özellikleridir:

  • Yıldız derecelendirmeleri ve inceleme verileri
  • Bilgi grafikleri
  • Arama sonucundaki tıklanabilir alt kategori listeleri
  • Arama sonuçlarında rich snippet box

Yapılandırılmış verileri uygulamak, sayfalarınızı aramanın nasıl sonuç döndürdüğüne bakarak kendi sayfalarınızı hazırlamanıza yardımcı olur. Dahası, arama motorları, sesli aramayla birlikte daha büyük bir rol oynayacak aramalara anında cevap verebilmek için de çalışmalar yapıyor.

Meta Title Etiketi Nedir?

Bir başlık etiketi (title tag), arama motoru sonuç sayfalarında (SERP’ler) bulunabilen tıklanabilir başlığı oluşturan etiket yapısıdır. Başlık etiketi, arama-tıklama oranı için son derece önemlidir. Arama yapan bir kullanıcının sayfanız hakkında okuyacağı ilk şeydir ve dikkatlerini çekmeleri ve sitenize tıklarlarsa aradıklarını bulmaları konusunda onları ikna etmek için çok az zamana sahipsinizdir.

Başlık etiketleri yazmak için bazı ipuçları:

  • Başlık etiketleri, web sayfasının içeriğiyle alakalı anahtar kelimeler içermelidir.
  • Önemli anahtar kelimeleri başta kullanmalısınız.
  • Başlıkları 50-60 karakter uzunluğunda tutmaya çalışın. Google yaklaşık 600 piksel genişliğe yer veriyor ve burada 60 kelimelik bir başlık bu alanın %90’ına sığacaktır. 600 pikselin dışına taşan URL uzantıları olduğunda, Google kısaltılmış bir başlık gösterecektir ve başlığınız sizin amaçladığınız etkiye sahip olmama durumuyla karşı karşıya kalabilir.
  • Mümkün olduğunca, başlığı geliştirmek için sıfatlar kullanın. Örnek: Kapsamlı SEO
  • Başlığınızı anahtar kelimelerle doldurmayın. Spam olarak görünecek ve kullanıcıların tıklamaları daha az olacaktır.
  • Çift başlıklı web sayfalarına sahip olmayın. Her sayfa kendi benzersiz içeriğini doğru bir şekilde tanımlamalıdır.
  • Yeterli alan varsa, marka adınızı eklemeyi deneyin. Bu, marka bilinirliğini arttırmanın harika bir yolu olabilir. Zaten güçlü bir markanız varsa, bu, arama listenizdeki tıklama oranını arttıracaktır.

Meta Description Etiketi Nedir?

Meta açıklama etiketi (bir web sayfasının içeriğini arama yapan kullanıcıya açıklayan etiket yapısıdır. Description, arama motorunun sonuç sayfalarında (SERP’ler), bir arama listesinin başlığı ve URL’sinin altında bulunabilir. Description, bir sıralama kriteri olmamakla birlikte, SEO açısından önemli bir rol oynar. İlgili, iyi yazılmış, uygun bir açıklama sağlarsanız; arama sonuçlarının tıklama oranı büyük olasılıkla daha yüksek olacaktır. Bu, tıklama oranının bir arama sıralaması faktörü olması nedeniyle, daha yüksek bir trafik payına ve arama sıralamasında potansiyel bir iyileşmeye yol açacaktır.

Açıklama etiketleri yazmak için bazı ipuçları:

  • Anahtar kelimeler kullanın, ancak bunlarla spama düşmeyin. Bir arama sorgusu içindeki anahtar kelimeler açıklamada vurgulanır.
  • Description etiketinin uzunluğu 150 – 160 karakter arasında olmalıdır.
  • Web sayfasının içeriğini doğru bir şekilde tanımlayın. İnsanlar yanlış yönlendirilirse, hemen çıkma oranınız daha yüksek olacaktır ve potansiyel olarak bu sayfa konumuna zarar verebilir.

Meta Keywords Nedir?

Meta anahtar kelime etiketleri (web sayfalarının alakalı olduğu anahtar kelimelere ilişkin arama motorlarına yön göstermek için tasarlanmış etiket yapısıdır. 2009 yılında hem Google hem de Yahoo, etiketi bir süredir kullanmadıklarını açıkladı ve 2014’te Bing de aynı şeyi kabul etti.

Heading Başlık Etiketleri Nedir?

Başlık etiketi (heading tag), bir web sayfasındaki her başlığın önem seviyesini belirten HTML kodudur. Büyükten küçüğe 6 farklı başlık ve alt başlık kullanabilirsiniz: H1, H2, H3, H4, H5, H6. Genel olarak bir makale, kategori, ürün veya hizmetin adı genellikle en belirgin ve önemli başlık oldukları için H1 Etiketi verilir.

Bir web sayfasının optimizasyonunda başlıklar önemli bir rol oynar .SEO açısından, web sayfasının ana temasını belirten, yalnızca bir H1 etiketi kullanmanız en iyisidir. Diğer tüm başlıklar önem seviyelerine bağlı olarak H2-H6 arasındaki başlık etiketlerini kullanmalıdır. Optimizasyon açısından birden fazla H2-H6 etiketi kullanmakta herhangi bir sıkıntı yoktur.

SSL Sertifikasının SEO'ya Etkisi

Google, arama yapan kullanıcıların daha güvenli bir web deneyimi sahibi olması için web yöneticilerine web sitelerini güvenceye alması konusunda baskı yapıyor. Google’ın arama motoru için güvenli deneyimler önemlidir. Arama yapan kullanıcıların, görüntülenen sonuçların güvenilirliğine güveniyorlarsa, gelecekte Google’ın arama motorunu kullanmaya devam etme olasılıkları daha yüksek olacaktır.

Google’ın, web yöneticilerini sitelerini güvende tutmaya teşvik etmek için iyi bir nedeni olsa da web yöneticileri de güvenlik konusunda aynı derecede hemfikirdir. Potansiyel müşteriler çevrimiçi bir ürün satın aldıklarında, ilgili sitenin güvenli olan versiyonunda olmayanına göre bu işlemi tamamlamak konusunda kendilerini daha güvende hissedeceklerdir.

Web yöneticilerini web sitelerinin güvenliğini sağlamasına teşvik etmek için Google, SSL’yi bir arama derecelendirme faktörü olarak algoritmasına entegre etmiştir. SSL sertifikası olan web siteleri, bu sertifikaya sahip olmayanlara göre arama sonuçlarında daha fazla avantaj sahibi olacaklardır. Bu sertifikaya sahip olmak SEO açısından çok büyük bir etkiye sahip olmasa da diğer tüm faktörlerle birleştiğinde bir adım öne çıkmanızı sağlayacaktır.

Web Sitesi Sayfa Hızı (Page Speed) Optimizasyonu

Sayfa hızı, bir web sayfasının tamamının yüklenmesi için gereken süredir. Google’ın mobil ilk dizini ile, sayfa hızı bir sıralama faktörü olarak önemli bir rol oynar.

Bir kez daha, Google’ın kullanıcı deneyimine ne kadar önem verdiğini görmüş olduk. Doğal olarak, bir web sitesini ziyaret edenler, sayfaların yüklenmesini beklemek istemezler. Web sayfanızın yüklenmesi ne kadar uzun sürerse, kullanıcıların ayrılması (bouncing) ve rakibinizin sitesini ziyaret etme şansı o kadar artacaktır. Yapılan testler sonucunda 1 saniyelik bir web sayfasının yüklenme süresi ile 5 saniyelik bir sayfanın yüklenme süresi arasındaki farkın, ziyaretçinin %90 oranında ayrılma şansını arttırdığı sonucuna ulaştı.

Site Hızı aynı zamanda bir sıralama faktörü olduğu için, ziyaretçilerin web sitenizden hemen çıkma oranına da dikkat etmenizi gerektirir. Sitenizden hemen çıkanlar sadece SEO açısından değil, sizin muhtemel kazanç fırsatlarınız açısından da zararlıdır. Google bu ölçümleri önemser çünkü arama yapan kullanıcıların görüntülenen sonuçlardan memnun kalmasını sağlamak zorundadır.

Sayfa hızını artırmak için yapabileceğiniz birkaç şeyi aşağıda listeledik:

  • Dosya sıkıştırmayı etkinleştirme
  • CSS, Javascript ve HTML’yi küçültme
  • Sayfa yönlendirmelerini azaltmak
  • render-blocking JavaScript’i kaldırma
  • Tarayıcı önbelleğini kaldırma
  • Sunucu yanıt süresinin iyileştirilmesi
  • CDN (İçerik Dağıtım Ağları)’leri kullanma
  • Resimlerin boyutlarını optimize etmek

SEO Uyumlu URL Yapısı Nasıl Olmalıdır?

URL’ler, arama yapan bir kullanıcının ilk göreceği şeylerden biridir. URL’nin yapısı yalnızca arama listelerinizin tıklama oranlarını etkileme becerisine sahip değildir, aynı zamanda web sitenizin arama sıralamasını da etkileyebilme kapasitesine sahiptir.

  • URL’deki Anahtar Kelimeler: Sayfanın içeriğini doğru bir şekilde temsil ettiği sürece URL’ye anahtar kelimeler eklemek iyi bir yöntemdir. Bu, arama kullanıcısına sayfanın aradıkları içeriği içerdiği ve ayrıca önemli anahtar kelimeleri arama motorlarına takviye ettiği konusunda ek güven sağlayacaktır. Mavi ayakkabı örneğimize bakacak olursak, bir URL şöyle görünür: “/mavi-ayakkabilar/”
  • Sayfa URL’lerini Anahtar Kelimelerle Doldurmayın: Bazen az çoktan fazladır. Bazen çok fazla anahtar kelime doldurmak, fayda beklerken zarara yol açabilir Aşırı optimizasyon yaptığınızda, bu sefer de arama kullanıcıları spam görünümlü bir URL gördüklerini düşüneceklerdir ve bu da tıklama oranlarınıza zarar verebilir. Hatta, arama motorları sistemi kandırmaya çalıştığınızı bile düşünebilir. Anahtar kelime ile doldurulmuş bir URL şöyle görünür: “/ayakkabilar/mavi-ayakkabilar/mavi-suet/en-iyi-mavi-suet-ayakkabilar/”
  • URL Uzunluğuna Dikkat Edin: URL uzunluğunuzu minimumda tutmaya çalışın. Google, çok uzun olan ve tıklama oranınızı etkileyebilecek URL’leri kısaltma yoluna gider.
  • Dinamik URL Satırlarından Kaçının: Mümkün olduğunda, sembol ve sayıları içeren dinamik bir URL’ye karşı anahtar kelimelerin bulunduğu statik bir URL belirlemeye çalışın. Dinamik bir URL şöyle görünecektir: “/cat/?P=3487”

Rakip Analizi Nedir? Nasıl Yapılmalıdır?

Rakip analizi yapmak, bir web sitesini uygun şekilde optimize etmenin stratejik bir yoludur. Bu, işletmenizin web sitesinin kapsamadığı alanları tespit etmenize yardımcı olabilir. Analiz, anahtar kelime araştırması ve içerik geliştirmesinde yönlendirici rol oynayacak ve bu kapsamda iyileştirmeler yapılabilecektir.

SEO’ya yönelik rakip araştırma yapmak için bazı ipuçları:

  • Mimari Akış: İçeriğinizin, rakip web sitelerinizdeki akışına bakın. Siteye daha derinden girebilmek için mimari olarak nasıl yapılandırıldıklarını analiz edin. Sıralaması iyi bir web sitesinden bazı önemli ip uçları alınabilir ve bu, web sitenizi farklı bir şekilde planlamaya karar vermenize sebep olabilir.
  • Anahtar Kelime Analizi: Rakiplerinizin sıralamada kullandığı anahtar kelimeleri görüntülemek için SEMRush veya Ahrefs gibi bir araç kullanın. Çıkan listeler sonucunda herhangi bir eksiğinizin olup olmadığını belirleyin.
  • Backlink Analizi: Anahtar kelime analizine benzer şekilde, bunu backlinkler için de yapabilirsiniz. Backlinkler, arama motorlarının algoritmaları için son derece önemlidir, böylece rakiplerinizin backlink aldığı sıteleri görebilirsiniz. Bu backlink’leri bulmanıza yardımcı olabilecek Ahrefs ve Majestic gibi harika araçlar mevcuttur.

Anahtar Kelime Analizi (Keyword Research) Nasıl Yapılmalıdır?

Anahtar kelime araştırması, herhangi bir SEO çalışması için olmazsa olmazdır ve kısa yoldan ve kolayca halletmemeniz gereken bir alandır. İnsanların belirli ürünlerinizi, hizmetlerinizi veya bilgilerinizi nasıl aradıklarını gerçekten anlamanız gerekir. Bu bilgiden yoksun bir şekilde, web sitenizin değerli arama sorgularına yönelik sıralama şansı olması için içeriğinizi yapılandırmak zor olacaktır.

Bir web yöneticisinin yapabileceği en büyük hatalardan biri yalnızca bir veya iki anahtar kelime için yükselmeye odaklanmaktır. Genellikle, başarılı olmak için yükselmeniz gerektiğini düşündüğünüz yüksek rekabetli, yüksek hacimli anahtar kelimeler vardır. Bu anahtar kelimeler bir veya iki kelime uzunluğunda olma eğilimindedir ve rakiplerinizin aynı anahtar kelimeler üzerinde çalışma ihtimali oldukça yüksektir. Bu rakipler, daha iyi uzun vadeli hedefler yaparlar ancak yine de bu kelimeler için optimizasyon yapmaktan vazgeçmemelisiniz, ancak gerçek faydayı uzun kuyruklu anahtar kelimelerden sağlayabilirsiniz.

Uzun kuyruk anahtar kelimeler, tüm arama hacminin büyük çoğunluğunu oluşturur. Bu anahtar kelimeler, “mavi 8 cm yüksek topuk ayakkabı” gibi birinin yazacağı daha belirgin, daha uzun ifadelerdir. Bu kelimenin daha yüksek bir arama hacmine sahip olmasına rağmen, “mavi ayakkabılar”dan daha hılzı bir şekilde iyi konumlara gelecektir. Bu anahtar kelimeler çok daha spesifik olduğundan, bu tür müşteriler de alışveriş yapma imkanı daha yüksektir.

Site İçi Linkleme Link Juice Nedir?

Site içi linklemenin önemini anlamak için, “link juice” kavramını anlamanız gerekir. Link juice, bir web sayfasından veya web sitesinden diğerine geçen otorite veya değerdir. Dolayısıyla, her bağlantıda, içte veya dışta, geçen belirli bir değer vardır.

Web siteniz için içerik yazdığınızda, sitenizde bu içeriğe bağlanmaya uygun başka web sayfaları olup olmadığını araştırmanız gerekir. Bu, “link juice” akışını teşvik eder, ancak aynı zamanda kullanıcılara web sitenizdeki diğer alakalı bilgilere eriştirme avantajını da sağlar.

Site Dışı SEO (Off Page SEO) Nedir?

Site Dışı SEO (Off Page Seo olarak da adlandırılabilir), arama motoru sonuç sayfalarındaki sıralamayı etkileyebilecek web sitenizin dışında etki eden optimizasyon stratejilerini ifade eder.

Google’ın algoritmasının büyük bir kısmı, dış dünyanın (tüm internet ağının) web sitenizin güvenilirliğini nasıl gördüğüne odaklanır. En sağlam içeriğe sahip en iyi görünen web sitesine sahip olabilirsiniz, ancak fark edilmek için çaba sarf etmezseniz, web sitenizin çok iyi bir yere gelmesi çok uzun sürecektir.

Google’ın algoritması insan olmadığından, web sitenizdeki bilgilerin değerini belirlemeye yardımcı olmak için diğer web sitelerinden bağlantılar, makale/haber yazılarında, sosyal medyada bahsedenler ve ilgili incelemeler yapıp link verenler gibi dış sinyalleri dikkate alır.

Kaliteli Dış Bağlantı(Backlink) Oluşturma

Tüm bağlantıların eşit kalitede olmadığını anlamak önemlidir. Google’ın algoritması, bağlantı veren web sitesinin güvenilirliğine detaylı bakar. Örneğin, milyonlarca bağlantıya ve on binlerce saygın ve benzersiz web sitesine bağlantı veren New York Times için bir bağlantı, arkadaşınızın birkaç hafta önce oluşturduğu ücretsiz WordPress sitesinden bir bağlantıdan çok daha fazla öneme ve ağırlığa sahip olacaktır.

Bir web sitesinin yetkisini tahmin eden araçlar vardır. Etki Alanı Yetkilisi puanı hesaplayan Moz’s Open Site Explorer ve Ahref’s Domain Rank bu alandaki iki popüler araçtır. Bu araçlar, hangi bağlantıların edinilmeye değer olduğunu anlamak için mükemmeldir. Puan/sıralama ne kadar yüksekse, o bağlantıyı elde etmek için zaman harcamak o kadar yararlı olacaktır.

Bağlantı sayısı, arama motorlarının kalite açısından kritize ettiği tek şey değildir. Ayrıca, web sitesini/içeriği linklemenin kendi sitenizle ne kadar ilgili olduğunu da göz önüne alacaktır. Örneğin, ayakkabı satıyorsanız, bir moda blogundan bir bağlantı, pide salonundan alınan bir bağlantıdan daha fazla ağırlık taşıyacaktır. Hatta bir ayakkabı web sitesinin pide salonundan bir bağlantı almaya çalışması delice bile görünebilir, ancak ilk zamanlarda, arama motorları daha çok bağlantı miktarına odaklıydılar. Bu sayıyı artırmak için bazıları arama sonuçlarını etkileyecek şekilde alabildikleri her yerden bağlantı elde etmeye çalışırlardı. Web yöneticilerinin böyle ilgisiz bağlantıları yakalandıkça, sonuçların kalitesini sağlamak için, arama motorları bu olası spam’i hesaba katacak şekilde kaliteye odaklanmak zorunda kalmışlardır.

Link İnşaası ve Backlink Dağılımı

Arama motorlarının göz önünde bulundurduğu bir diğer faktör, bağlantının yerleştirildiği konumdur. Bu, web sitenize bağlantı sağlayan web sitesinden ne kadar ağırlık veya “link juice” kazanılacağı konusunda belirleyici bir rol oynar. Geçmişte link satan web siteleriyle ilgili kötüye kullanım nedeniyle artık altbilgi ve kenar çubuğu bağlantıları önceden olduğu kadar ağırlık kazandırmaz.

Web sayfasının gövdesi veya içeriğindeki linkler genellikle daha büyük öneme sahiptir ve onlara verilen ağırlık daha fazladır. Bağlantının içerik içinde ne kadar önemliyse, elde edilen ağırlık ve otoritenin o kadar yüksek olaacğı da yaygın olarak kabul edilmektedir.

Site Dışı Link İnşasının Önemi Nedir?

Kaliteli içerik olmadan yükselmek zor olduğundan, bağlantısız rekabetçi anahtar kelime öbekleri için de pek bir şansınız olmaz. Bir web sitesine ve/veya web sayfasına gelen bağlantıların sayısının ve kalitesinin, arama sıralamasının bir numaralı etkeni olduğu herkesçe kabul edilmektedir.

En iyi arama sonuçları bağlantı inşasıyla, web sitenize bağlantılar çekmek ve almak için sağlam bir stratejiniz olmalıdır. İçerik ve tasarım ile sağlam bir temele sahip olmadan bu noktayla ilgili bir şeyler yapmamalısınız. Diğer web sitelerinin link vermek isteyeceği cazip, değerli kaynaklara sahip olduğunuzda bağlantılar edinmek daha kolaydır.

Anchor Text Nedir?

Bağlantı metni (anchor text), bir kullanıcıyı web sayfasındaki farklı bir web sayfasına yönlendiren, tıklanabilir vurgulanan köprü metnidir. Web sitelerinin size nasıl link verdiği, arama motoru algoritmalarında bir fark yaratır ve bağlantı metni bu denklemin bir parçasıdır. Arama motorları, metni bir web sayfasının belirli arama ifadeleriyle alaka düzeyinin bir işareti olarak değerlendirirler.

Örneğin bir moda bloğunda “Mavi Ayakkabılar” bağlantı metni ile bağlantı kurmak, web sitenizin “mavi ayakkabılar” ile alakalı olması gerektiğini arama motorlarına gösterir.

Geçmişte, web sitenize belirli anahtar kelimeler içeren bağlantılarınız arttıkça, o anahtar kelime için daha yüksek bir olasılıkla yukarılarda yer alıyordunuz. Hala bunun belli miktarda etkisi var, ancak anahtar kelimeler içeren bağlantılarınızın yüksek bir yüzdesine sahip olmanız, arama motorlarınca sonuçları değiştirmeye yönelik eylemde bulunduğunuz yönünde şüphe uyandıracaktır.

Doğal bir bağlantı profili genellikle bir web sitesinin marka adını içeren bir metni birbirine bağlayan bir bağlantı metni varyasyonlarına sahip karışımı içerir.

Do-Follow, No-Follow Link Karşılaştırması

Bir do-follow bağlantısı, arama motorlarına web sitesinin esas olarak bağlandıkları web sayfası için kefil olduklarını ve arama motorlarının bu bağlantıyı takip etmesi ve uygun link juice’in uygun şekilde iletmesi gerektiğini söyler. İzlenmeyen (no-follow) bir bağlantı, arama motorlarına hedefe giden bağlantıyı izlememelerini ve herhangi bir yetki veya krediyi iletmemelerini bildirmek için rel=”nofollow” içeren bir HTML koduna sahiptir.

Yorumlar, wiki’ler, sosyal yer imleri, forum gönderileri ve hatta bazı makaleler gibi kullanıcı tarafından oluşturulan içerikler, web siteleri için kolay bağlantılar sağlamak üzere SEO’lar tarafından suiistimal edilmiştir. Takip edilmeyen bağlantılar, bu kullanıcı tarafından oluşturulan içerik nedeniyle arama algoritmalarının çok gerekli bir parçası haline geldi. Web siteleri, bağlantılar için kefil olmadıklarını belirtmek için rel =”nofollow” etiketlerini kullanmaya başladı. Bu sayede, bu yolla link edinmenin değeri artık kalmadığından, bu web sitelerinde üretilen spam’de önemli bir düşüşe yol açtı.

Do-follow linkleri, “link juice” ve verilen otorite nedeniyle çok daha değerlidir, fakat no-follow linklerinin de olması çok doğaldır ve yine de referans sağlayabileceklerinden belli oranda değer sağlayabilir.

Sosyal Medyanın SEO'ya Etkisi

Birçok SEO uzmanının, sosyal medyanın Google’ın algoritmasında bir sıralama faktörü olduğunu düşünmesine rağmen, 2014’te Google çalışanı Matt Cutts bunun böyle olmadığını belirtti. 2016 yılında, bir Google Webmaster Trendleri Analisti olan Gary Illyes, sosyal medyanın bir sıralama faktörü olmadığını da doğruladı.

Sosyal medya bir sıralama faktörü olarak doğrudan bir katkıda bulunmayabilirken, aşağıdakiler sosyal medyanın SEO’nun geliştirilmesine yardımcı olabileceği birkaç yolu gösterir:

  • Link Kazanımı: Harika içerikler üretiyorsanız ve insanlar bunu sosyal kanallar üzerinden paylaşıyorsa, webmasterlar ve blogcular bu içeriği fark edebilir ve gerçek web sitelerinden tekrar bağlantı vermeye karar verebilir. İçeriğiniz ne kadar fazla paylaşılırsa, doğal olarak faydalı bağlantılar alma şansınız da o kadar yüksek olur.
  • Markalı Aramalar: İçeriğiniz, ürünleriniz veya hizmetleriniz sosyal medya üzerinde daha sık tartışıldığı için, insanlar marka adınızı yazarak arama motorlarında sizi aramaya başlar. Bir ürün veya hizmet sunarsanız, bu arama sorguları marka adınızı ve örneğin “[Marka Adı] mavi ayakkabılar” gibi bir ürün veya hizmet adını içerebilir. Google veya başka bir arama motoru, gerçek müşteri sorgularına dayanan bir ürün veya hizmet türü ile alakalı olduğunuzu gördüğünde, sorgunun markalanmamış versiyonu için de sitenizi daha iyi bir konumda bulabilirsiniz.
  • Olumlu İş İmleri: Pek çok işletmenin sosyal medya hesapları vardır. Aktif bir profile sahip olmak, müşterilerinizi çekmek için gerçekten çaba sarf ettiğinizin bir göstergesi olabilir. Arama motorları, bir işletme veya web sitesinin meşruiyetini belirlemek için sayısız verilere bakar ve sosyal imlemeler potansiyel olarak pozitif etki sahibi olabilir.

SEO Stratejisi

Her işletme farklıdır ve aynı şey kendi özel hedefleri için de söylenebilir. SEO anlamında başarılı olunup olunamadığı çeşitli şekillerde ölçülebilir. Bir tesisatçı daha fazla telefon görüşmesi yapmak isteyebilir, bir satıcı daha fazla ürün satmak isteyebilir, bir dergi yayıncısı sayfa görünümlerini basitçe yükseltmek isteyebilir ve başka bir işletme de rakiplerinden daha üst sıralarda yer almak isteyebilir.

Bir SEO optimizasyon kampanyasının başarısını ölçmek için bazı genel ölçütler şunlardır:

  • Talepler/Satışlar: Çoğu işletme, pazarlama ortamının türünden bağımsız olarak, yatırımlarının karşılığını almak istemektedir. SEO pazarlamacılığı da bu konuda farklı değildir. Sonuçta, başarının en iyi göstergesi, çabaların satışlarda ve taleplerde artışa yol açmasıdır. Satış hedefse, kampanyanın odak noktası, pazarda tüketicileri etkileyecek arama cümleleri etrafında dolaştırmak olmalıdır. Soru tabanlı anahtar kelimeler trafik sağlayabilir, ancak genellikle çok düşük dönüşüm oranlarına sahiptir. Bu, anahtar kelimelerinizle yapacaklarınız bittikten sonra daha büyük bir marka stratejisinin bir parçası olarak uygulanmalıdır.
  • Organik Arama Trafiği: Organik trafiğiniz artıyorsa, bu, SEO kampanyanızın işe yaradığının işaretidir. Seçtiğiniz anahtar kelimelerin arama sonuçlarında yükseldiğini ve kullanıcıların arama sonuçlarında sizi tıkladığını gösterir. İyi arama hacmine sahip anahtar kelimeler için iyi bir sıralamada olduğunuzu biliyorsanız, ancak trafik açısından fazla bir kazanımınız yoksa, daha yüksek bir tıklama oranı elde etmek ve Başlık Etiketinizi iyileştirmek için çaba sarf etmeyi deneyebilirsiniz. Google Arama Konsolu’nda, anahtar kelimeleri ve bunlara karşılık gelen tıklama oranlarını arama listenizde görüntüleyebilirsiniz.
  • Anahtar Kelime Sıralaması: Pek çok işletme, anahtar kelimelere bir arama kampanyasının performansının bir göstergesi olarak bakar. Bu, doğru açıdan değerlendirilmezse yanıltıcı bir gösterge olabilir. Yalnızca birkaç “yüksek hacimli” anahtar kelimenin performansına odaklanıyorsanız, daha deneyimli bir SEO uzmanının gözüyle bile cesaretiniz kırılmış olabilir, ancak büyük ilerleme kaydediyor da olabilirsiniz. Çok rekabetçi anahtar kelimeler ilk sayfa sıralaması elde etmek için zaman ve hatta bazen de önemli miktarda zaman alacaktır. Bakmanız gereken şey, zaman içinde istenen sonuçları elde etmenin bir yolunu görmeye başladığınız noktadan bu yana bu terimler üzerinde olumlu ilerlemelerin olup olmadığıdır.
  • Anahtar Kelime Çeşitliliği: Yüksek hacimli, rekabetçi anahtar kelimelere bakmak ve başarılı olanlar için sıralamaya ihtiyacınız olduğunu fark etmek kolaydır. Bunlar uzun vadeli harika hedefler olabilir, ancak gerçek şu ki “tüm arama trafiğinin% 70’i uzun kuyruk anahtar kelimelere gidiyor”. SEMRush ve Ahrefs gibi araçlar, milyonlarca anahtar kelimeyi izler ve sitenizin veya web sayfanızın kaç anahtar kelime için yükseldiğini size söyler. Bu rakamın artmaya devam ettiğini görüyorsanız, bu, kampanyanızın doğru yöne gittiğinin bir başka iyi göstergesidir.

Başarılı SEO Stratejisi Nasıl Yapılmalıdır?

Günümüzde çoğu işletme SEO ile ilgili temel kavramları bilmektedir. Bireysel SEO çalışmalarını çok iyi yapabilirsiniz, ancak başarı, uyumlu bir strateji oluşturmak için parçaları nasıl bir araya getirdiğinizle doğru orantılıdır. Bu strateji, önümüzdeki yıllarda bir işletmeyi yönlendirecek olan organik trafik kazanma anlamında büyümenin temelini oluşturacaktır.

Uygun stratejiyi belirlemek için önemli miktarda zaman harcamaya hazırlıklı olmanız gerekir, çünkü ilk seferinde doğru yapmak çok daha iyi ve daha etkilidir. Aşağıdakiler, neredeyse her başarılı SEO stratejisinde bulunan temel bileşenlerden bazılarıdır:

  • Hedeflerini Belirle: Başarılı bir kampanya için, öncelikle ne yapmaya çalıştığınız hakkında net bir fikre sahip olmanız gerekir. Bu, stratejiyi ileriye taşıyacak şeydir, çünkü ortaya koyduğunuz her çaba nihayetinde bu hedefe ulaşmak amacında olacaktır. Örneğin, amacınız potansiyel müşteriler veya satışlar oluşturmaksa, web sitenizin yapısı ve yazılan içerik, müşterileri satış kuyruğunuza göndermeye odaklanmalıdır.
  • Konulara Odaklan: Konular, web sitesinin ve içeriğinin tasarımını ve akışını dikte ediyor olmalıdır. Ürün ve hizmetlerinizi bilmek, web sitenizin içerik alanını oluşturacak üst düzey konuların bir listesini yapmanıza yardımcı olur. Genelde, bu konular daha kısa, yüksek hacimli ve daha rekabetçi anahtar kelimeler olacaktır.
  • Araştırma Yap: Ürün ve hizmetlerinizi doğru bir şekilde tanımlayan konulara karar verdikten sonra, müşterilerin bu konular hakkında bilgi bulmak için arayacağı daha uzun anahtar kelimeleri bulmak için araştırma yapmanız gerekir. Bu anahtar kelime türü genellikle çok çeşitli soruların yanıtları şeklindedir.
  • İçerik Oluştur: Ana içeriğinizi oluştururken, olabildiğince detaylı olun. Trendler, arama motorlarının uzun içeriğe daha fazla değer verdiğini gösteriyor. Bu noktadan ilerleyerek, konular üzerinde gerçekleştirilen uzun kuyruklu araştırmaya dayanan destekleyici içerik oluşturabilirsiniz. Ana konunun içeriği destekleyici içeriğe bağlanmalı ve destekleyici içerik tekrar ana konuya bağlanmalıdır. Bu, arama motorlarının sevdiği anlamsal bir ilişki kurmaya yardımcı olacaktır.
  • Tanıt: Harika içerik oluşturmak yeterli değildir. Çoğu işletme, bloglarını yakından takip eden geniş bir kitleye sahip değildir. Bu nedenle, yalnızca birkaçı içeriği okuyorsa, bir miktar tanıtım yapmadan yüksek oranda bağlantı alamayacaksınız. Bağlantı kurma başarılı bir SEO kampanyası için şarttır. Değerli bir kaynak olan bir içeriğiniz varsa, o kaynağın da değerli olacağını düşündüğünüz gibi düşünen web sitelerine başvurmalısınız. Onlara, okuyucularının veya müşterilerinin değeri göreceklerini hissetme nedeninizi söyleyin ve böylece bu site sahipleri geri bağlantı sağlamaya olur verebilirler. Tanıtmanın başka bir yolu sosyal medyadır. İçeriğinizi ne kadar fazla insan paylaşırsa, birilerinin web sitelerinde o içeriğe bir bağlantı verme ihtimali de o oranda artar. Eğer büyük bir takipçi kitleniz yoksa, sosyal varlığınızı arttırmak için sosyal medya reklamlarına biraz harcama yapmak isteyebilirsiniz.
  • Zaman Harca: Yapılması en zor şey zaman harcamaktır. SEO bir “yap ve unut” pazarlama etkinliği değildir. Hedeflerinize ulaşmak için her hafta zaman ayırmanız gerekir. Bunu başardıktan sonra, yeni hedefler ekleyin. Çaba göstermediyseniz, sizi geçen rakiplerle karşılaşacaksınız. Zamanınız yoksa, SEO hizmetleri sunan bir şirketle çalışmayı düşünebilirsiniz.